back someone - Turco Inglés Diccionario

back someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "back someone" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
set someone back v. bir oyuncuya puan kaybettirmek
do something behind someone's back v. arkadan iş çevirmek
call someone back v. birine tekrar telefon etmek
go back on someone v. birine ihanet etmek
call someone back v. kendisini telefonla arayıp bulamayan birine telefon etmek
pay someone back v. hakkından gelmek (kötülük yapan birinin)
pay someone back v. birine karşılıkta bulunmak (güzel bir şeye karşı)
set someone back v. birini (belirli bir zaman için) geciktirmek
pay someone back v. intikam almak (kötülük yapan birinden)
give someone the shirt off one's back v. çok cömert olmak
do something behind someone's back v. arkasından iş çevirmek
shoot back at someone v. birinin ateşine karşılık vermek
pay someone back v. birine olan borcu ödemek
call someone back v. birini geri çağırmak
get back to someone v. daha sonra aramak
back someone up v. arkasında olmak
be at the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulunmak
be at the back of someone's mind v. belleğinde yer etmek
stab someone in the back v. kalleşlik yapmak
turn someone back v. isdar etmek
answer back to someone v. (sözle vb.) karşılık vermek
answer someone back v. (sözle vb.) karşılık vermek
ask someone back v. tekrar çağırmak
ask someone back v. yeniden davet etmek
talk about someone behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
fight back at someone v. birine karşı kendini savunmak
hand something back to someone v. birine bir şeyi elden geri vermek
hit back at someone v. birine vurarak karşılık vermek
want someone back out on the street v. birinin sokaklara geri dönmesini istemek
scratch someone's back v. birinin sırtını kaşımak
bring someone back safe v. birini sağ salim getirmek
Phrasals
beat someone back v. yenmek
beat someone back v. bastırmak
beat someone back v. geri püskürtmek
stand back of someone v. (desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
stand in back of someone v. (desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
carry someone back to some time v. geçmişte bir zamana götürmek
carry someone back to some time v. geçmişe götürmek
buy something back (from someone) v. tekrar almak
buy something back (from someone) v. yeniden satın almak
buy something back (from someone) v. geri satın almak
help someone back to something v. birinin bir yere dönmesine yardımcı olmak
pull something back from someone v. bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
lead someone back to somewhere v. bir yere dönmesinde birine rehberlik etmek
set someone back (some amount of money) v. (bir miktar para) mal olmak
move someone back v. birilerini geriye çekmek
pass back to someone v. iade etmek
read something back (to someone) v. bir şeyi birine tekrar okumak
call someone back v. (telefonla) tekrar aramak
ring someone back v. (telefonla) tekrar aramak
see someone back (to something) v. birine (bir yere dönüşünde) refakat etmek
send someone back for something v. birini bir şey için geri yollamak/göndermek
step back on someone v. adımını geri atıp birinin üzerine basmak
throw something back to someone v. bir sorunu birine iade etmek
throw something back to someone v. birine bir şeyi geri atmak
want someone back v. birinin dönmesini beklemek
try someone back again v. telefonda yeniden geri aramak
sneak someone in through the back door v. birini arka kapından gizlice eve sokmak
pay someone back v. ödeşmek (kötülük yapan biriyle)
back someone up v. birine arka çıkmak
bring (someone) back out v. bis yapmak
bring someone back out v. bis yapmak
bring someone back out v. (alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak
bring (someone) back out v. (alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak
cut back to someone or something v. çekime geri dönmek
cut back to someone or something v. film veya televizyonda bir sahneye geri dönmek
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde sürüklenerek bir yere yaklaşmak
drive someone back to someone v. birini başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek
drive (one) back to (someone) v. (birinin başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar arasını düzeltmek
drive someone back on something v. birini bir kaynağı/birikimi kullanmak zorunda bırakmak/kullanmaya itmek
drive someone back to someone v. birinin başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) arasını düzeltmek
drive someone back to someone v. birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) geri döndürmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) barıştırmak
drive (one) back to (someone) v. (birini başka birine, eski sevgilisine) geri döndürmek
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde yavaşça (birine/bir şeye doğru) sürüklenmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka birine, eski sevgilisine) tekrar itmek/çekmek
drive someone back on something v. cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak
drive someone back to someone v. birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar itmek/çekmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek
get someone or something back v. birini/bir şeyi geri almak
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. sonradan (biriyle) konuşmaya devam etmek
get someone or something back v. birini/bir şeyi geri kurtarmak
lash back (at someone) v. (birine) sözle veya şiddetle karşılık vermek
lash back at someone v. birine aynı şiddette cevap vermek
lash back (at someone) v. (birine) aynı şiddette cevap vermek
lash back at someone v. birine karşı saldırıya geçmek
lash back at someone v. birine karşı misilleme yapmak
lash back (at someone) v. (birine) karşı misilleme yapmak
lash back (at someone) v. (birine) karşı saldırıya geçmek
lash back at someone v. birine sözle veya şiddetle karşılık vermek
throw something back at someone v. bir problemi birine geri paslamak
throw something back at someone v. bir sorunu tekrar birinin omzuna yüklemek
lash back (at someone or something) v. istemediği bir işe güzel şeyler hayal ederek katlanmak
lash back (at someone or something) v. evlenip çocuk sahibi olmayı kadının görevi olarak görmek
back over (someone or something) v. geriye doğru giderken (birinin veya bir şeyin) üstüne çıkmak
lash back (at someone or something) v. yatıp vatanı için yaptığını düşünmek
back over (someone or something) v. geri geri giderken (birinin veya bir şeyin) üstünden geçmek
lash back (at someone or something) v. dişinin doldurulmasına başka şeyler düşünerek dayanmak
back into (someone or something) v. arka arka giderken (birine veya bir şeye) çarpmak
back into (someone or something) v. arabayı, aracı geriye doğru sürerek (bir yere) girmek
lash back (at someone or something) v. istemediği bir cinsel ilişkiye güzel şeyler hayal ederek katlanmak
cut back to (someone or something) v. (birinin veya bir olayın yer aldığı) sahneye geri dönmek
back over (someone or something) v. arka arka giderken (birini veya bir şeyi) ezmek
back into (someone or something) v. arka arka manevra yapmak
back into (someone or something) v. geriye doğru giderken (birine veya bir şeye) vurmak
refer back to (someone or something) v. (birini) tekrar (birine) yönlendirmek
refer back to (someone or something) v. (bir şeyi incelenmesi/karar verilmesi için birine) geri göndermek
refer back to (someone or something) v. önceye ait bir bilgiyi dönüp incelemek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeye gönderme yapmak
refer back to (someone or something) v. önceye ait bir bilgiye dönüp bakmak
wave someone back (from something) v. (birini bir yerden) uzaklaştırmak için eliyle işaret etmek
refer back to (someone or something) v. (bir konuyu incelenmesi/karar verilmesi için birine) yeniden yöneltmek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeye atıfta bulunmak
refer back to (someone or something) v. (birine) bir daha danışmak
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeyle ilinti kurmak
wave someone back (from something) v. eliyle geri gidin işareti yapmak
take (something) back to (someone) v. (birine bir şey/mesaj) iletmek
take (something) back to (someone) v. (birine bir şey/mesaj) götürmek
take (someone or something) back to (someone or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) geri götürmek
back someone or something into someone or something v. birini/bir şeyi geriye doğru birine/bir şeye sürmek
back someone or something into someone or something v. birini/bir şeyi geriye doğru birine/bir şeye hareket ettirmek
back someone or something into someone or something v. birinin/bir şeyin geriye doğru birine/bir şeye gitmesini sağlamak
take something back to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye iletmek
take something back to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye ulaştırmak
take something back to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye taşımak
take something back to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye götürmek
run back (to someone or something) v. (birine/bir şeye/bir yere) geri vermek
run back (to someone or something) v. (birine/bir şeye/bir yere) hemen geri dönmek
run back (to someone or something) v. (birine/bir şeye/bir yere) iade etmek
run back (to someone or something) v. koşarak (birine/bir şeye/bir yere) geri dönmek
run back (to someone or something) v. (birine/bir şeye/bir yere) hızla geri dönmek
lean back against (someone or something) v. geriye yaslanmak/dayanmak
lean back against (someone or something) v. (birine/bir şeye) yaslanmak
lean back against (someone or something) v. (birine/bir şeye) sırtını yaslamak/dayamak
lean back against (someone or something) v. geriye yaslamak/dayamak
lean back against (someone or something) v. (birine/bir şeye) yaslamak
lean back against (someone or something) v. (birine/bir şeye) dayanmak
lean back against (someone or something) v. (birine/bir şeye) dayamak
ask someone back v. birini iadeiziyarete çağırmak/davet etmek
ask someone back v. daha önce kendisini ağırlayan birini evine davet etmek
back someone or something out (from something) v. birini/bir şeyi (bir şeyden) geri geri çıkarmak
back someone or something up to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye itmek
back (someone) for (something) v. (birine bir şey için) destek olmak/vermek
back (someone) for (something) v. (birini bir şeyde) desteklemek
back (someone or something) up to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) doğru hareket ettirmek